Nazım Hikmet Ran Yaşama Dair Şiiri & Vecihi HÜRKUŞ – Kardeş Payı Animasyon

Türkiye’deki popüler televizyon kanallarında nadiren de olsa samimi bir dizi ortaya çıkıyor ve bu ender dizilerde anlamlı mesajlar görebiliyoruz.. Bu duruma Kardeş Payı Dizisinden güzel bir örnek ve Vecihi HÜRKUŞ animasyonu seyrederken daha önce okumuş olduğum Nazım Hikmet Ran‘nın Yaşama Dair Şiiri ‘ni de paylaşacağım ilgi ve beğeni ile okuyacağınızı düşünüyorum.

Vecihi HÜRKUŞ – Kardeş Payı Animasyon

 

Nazım Hikmet Ran Yaşama Dair Şiiri

Nazım Hikmet Ran Yaşama Dair Şiiri

yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.

1947

diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.

diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak…

1948

bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.

bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
böylesine sevilecek bu dünya
“yaşadım” diyebilmen için…

Şubat 1948

 

 Vecihi HÜRKUŞ – HAYATI

Vecihi_Hur_Kus_Turk_Pilot

Vecihi Hürkuş Doğum:06 Ocak 1896 / İstanbul Ölüm :16 Temmuz 1969 (73 yaşında) / Ankara Bağlılığı:Osmanlı İmparatorluğu – Türkiye Cumhuriyeti Hizmet :1912-1925 Savaşları/Çatışmaları: Balkan Savaşları / I. Dünya Savaşı / Kurtuluş Savaşı Madalyaları: İstiklal Madalyası Ailesi Eşi: Hadiye Hürkuş

 

6 Ocak 1896 tarihinde İstanbul’da doğdu. I. Dünya Savaşı’na katıldı. Yaralanınca İstanbul’a dönerek Yeşilköy’deki Tayyare Mektebi’ne girerek pilot olarak mezun oldu. Birinci Dünya Savaşı sırasında pilot brövesi alarak 7. Tayyare Bölüğü’nde Ruslara karşı harekata katılan Vecihi Bey, başarılı keşif ve bombardıman uçuşları yapmış ve bu arada girdiği bir hava muharebesinde bir Rus uçağını indirmiştir. Vecihi Hürkuş, uçak düşüren ilk Türk tayyarecidir.[1]Daha sonra Ruslara esir düşen Vecihi Bey, Hazar Denizi’nde bulunan Nargin Adası’ndan yüzerek İran üzerinden kaçmayı başarmış ve yurda dönerek 1918 yılı yaz başında Yeşilköy’de konuşlanmış bulunan 9. Harp Tayyare Bölüğü’nde görev almıştır.

Bu bölükte görevli iken bir av uçağı tasarımı yapan Vecihi Bey’in bu projesi Mondros Ateşkes Antlaşmasın’ın imzalanması ile yarım kalmıştır. Kurtuluş Savaşı’na katılan Vecihi Bey, özellikle İnönü ve Sakarya savaşı sırasında çok başarılı keşif ve destek uçuşları yaptığı gibi bir Yunan uçağını da indirmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın ilk ve son uçuşunu yapan pilottur. İzmir (Gaziemir – Seydiköy) hava meydanına ilk giren ve işgal eden kişi olur.

Vecihi Bey’e kırmızı şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. Ayrıca TBMM tarafından üç kez Takdirname verilmiştir. Üç takdirname verilen tek kişidir.

Savaştan sonra İzmir’de yeni tayyarecileri eğitmeye başlar. Edirne’ye yanlışlıkla inen bir yolcu uçağını almakla görevlendirilir. Hizmeti karşılığı uçağa “VECİHİ” adı verilince, uçak inşa etmek düşünceleri canlanır. İzmir Seydiköy Hava Mektebi’nde -bugünkü Gaziemir Hava Teknik Okullar Komutanlığı- uçak yapımı projesine devam eder. 1923’te ganimet olarak Yunanlılardan ele geçen motorlardan yararlanarak ilk Türk uçağını imal eder. 28 Ocak 1925’de “VECİHİ K-VI”adını verdiği uçağını uçurur. Ancak ödül yerine onu ceza beklemektedir. Vecihi Hürkuş’un ödül beklerken ceza almasının nedeni, havacılıktan anlayan kimsenin bulunmamasıydı. İzin verecek merci olmadığı için, izinsiz havalanmış, bu yüzden de cezalandırılmıştır.

Daha sonra askeri havacılıktan ayrılarak uçak tasarımı ve yapımı çalışmalarına devam etmiştir. Havacılığa gönül veren Tayyareci Vecihi Hürkuş da sadece Türk havacılık tarihinin değil, belki de tüm Türkiye tarihinin en ilginç simalarından birisiydi.

1930’da Kadıköy’de bir keresteci dükkânını kiralayarak, 3 ay içinde ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı VECİHİ XIV’ü inşa etti. İlk uçuşunu 27 Eylül 1930’da Kadıköy Fikirtepe’de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapmıştır. Bu uçuştan sonra VECİHİ XIV ile önce Yeşilköy’e, sonra Ankara’ya uçmuştur. Uçabilirlik Sertifikası için İktisat Bakanlığına başvurmuş, 14 Ekim 1930’da “Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir” cevabını almış. Hürkuş, bunun üzerine bakanlık nezdinde yapılan girişimler sonucu uçağa istenen belgenin alınması amacıyla uçağı sökerek demiryollarından kiraladığı vagonla Çekoslovakya’ya gönderilmesi için müsaade almıştır. Hürkuş, 6 Aralık 1930’da Prag’a geldiğinde henüz tayyare gelmemişti. Tayyareye ait statik raporu gibi resmi evrak önce Çek diline çevrilmiş, uçak gelince tekrar monte edilerek uçağın malzemeleri ve her türlü teknik kontrolü yapıldıktan sonra uçuşu istenmiş. Her türlü uçuş şekilleri ile uçuşun kontrolü tamamlanmıştır.

Hürkuş 23 Nisan 1931’de Çekoslovakyalı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda düzenlenen bir törenle, başköşesinde “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini almıştır. 25 Nisan 1931’de Çekoslovakya’dan uçarak Türkiye’ye gelmek için yola çıkıp 5 Mayıs 1931’de Türkiye’ye gelmiştir.

Vecihi Hürkuş, 1931 yılında, TTaC (Türk Tayyare Cemiyeti) yararına Türkiye turu yaptı. Birinci Tur (02.09.1931): Ankara, Kızılcahamam, Gerede, Bolu, Ereğli, Zonguldak, Cide, Sinop, Samsun, Trabzon, Of, Rize, Gümüşhane, Bayburt, Suşehri, Zara, Hafik, Sivas, Şarkışla, Akdağmadeni, Sorgun, Yozgat, Sungurlu, Kalecik, Ankara.

İkinci Tur (09.11.1931) : Ankara, Gölbaşı, Bağla, Şereflikoçhisar, Aksaray, Konya, Beyşehir, Seydişehir, Alanya, Manavgat, Antalya, Fethiye, Köyceğiz, Muğla, Göktepe, Kale, Tavas, Karacasu, Babadağ, Denizli, Çal, Çivril, Karahallı, Ulubey, Uşak, Kütahya, Eskişehir, Çukurhisar, İnönü, Bozüyük, Karaköy, Söğüt, Geyve, Adapazarı, İzmit, İstanbul.

1932’de Vecihi Sivil Tayyare Mektebi isimli ilk Türk Sivil Havacılık Okulu’nu açmıştır. Okulda ilk Türk kadın pilotumuz Bedriye Gökmen ile birlikte 12 pilot yetiştirmiştir. İstanbul Kalamış-Kadıköy’de ilk sivil uçağımız VECİHİ XIV, ilk eğitim ve spor uçağımız VECİHİ XV, 160 beygirlik Mercedes uçak motorlu deniz kızağı VECİHİ SK-X üretilmiştir. Nuri Demirağ, bir tayyare yapımı için 5000 TL vermiş, böylece 1933’te Vecihi Hürkuş tarafından NURİ BEY adı verilen VECİHİ XVI kabin uçağı yapılmıştır. Vecihi Bey zor koşullarda eğitim yaparken bazı kurumların, örneğin TEKEL idaresi’nin ve İŞ BANKASI’nın reklamlarını yapmış, bazı vatansever yetkili kuruluşların da yardımları olmuştur.

1954 yılında ilk sivil havayolu şirketimiz Hürkuş Havayolları’nı kurmuştur.

Türk havacılık tarihinin en üretken ve girişimci kişilerinden olan Vecihi Hürkuş, Ankara’da 16 Temmuz 1969 tarihinde Gülhane Askerî Tıp Akademisi Hastanesi’nde vefat etmiştir.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Vecihi_Hürkuş

Zeitgeist II 2 Addendum” Türkçe Ortak Zaman Ruhu Hakkında

Merhabalar,

Dün gece, bir ara kısım kısım seyretmiş olduğum bir belgeselin tek part hali geçti elime, ilgiyle seyrettim ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Zeistgeist, genellikle zamanin ruhu / ortak zaman ruhu olarak adlandırılan bir olgu, tanımını iste tr. wikipedia.org şu şekilde ele almış:

Zeitgeist, bir çağın düşünce ve duygu biçimidir. Bu kavram belirli bir dönemin özelliğini göstermekte, daha doğrusu bu özelliği gözümüzde canlandırmayı denemektedir. Almanca bir kelime olan Zeitgeist birçok dilde de aynen kullanılmaktadır.

İçeri oldukça geniş ve biraz sabır gösterdikten sonra neredeyse herkesin sıkılmadan seyredebileceği, üstelik tez canlı davranmadan anlamaya çalışarak yaklaştığı zaman; kendi aklına yatkın bir çok mantıklı fikir bulabileceği hatta etrafındakilerle paylaşmak isteyeceği türden ender bir belgesel..

 

Tür:  Belgesel, Araştırma, Fikir

Süre: 2 saat 4 dakika 3 saniye

İçerik: “Ben kimim?” sorusunu ele alarak kısa bir girişten sonra ekonomi, siyaset, savaşlar, ülkeler, gizli güçler, terör örgütleri, ABD ‘nin gerçek yüzleri, itirafçılar, aşk, yaşam, teknoloji gibi bir çok başlığı barındırıyor bünyesinde.

 İyi seyirler..

Çözüm – Microsoft Outlook Sürekli Parola Soruyor

Merhabalar,

Bugün, bizden hizmet alan bir firmanın bilgisayarında kurulu olan Microsoft Outlook sürekli parola soruyordu çözüm için aşağıdaki adımları uyguladığımda problem çözülmüş oldu. Siz de aşağıdaki kısa bir iki adımı takip ederek bu problemi çözebilirsiniz.

 

Windows Vista ve 7 (XP ‘den sonraki işletim sistemleri) için ;

  1. Başlat > Çalıştır’a aşağıdaki satırı yazarak klasörü açın.
    • %userprofile%\AppData\
    • Roaming\Microsoft\Protect
  2. Açılan klasörde S-1 ile başlayan bir klasör olacak bu klasörün ismini değiştirin
  3. Bu isim değişikliğinden sonra Outlook u tekrar başlatın, parolanızı tekrar girin ve alttaki hatırlama seçeneği işaretleyin, problem çözülmüş olacaktır.

Windows XP için ;

Başlat > Çalıştır > Regedit den aşağıdaki anahtarın üzerine sağ tuş VER yöntemi ile anahtarın bir yedeğini aldıktan sonra S-1 ile başlayan anahtarı silin.

HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Protected Storage System Provider

Eğer bu işlem için size izin vermiyorsa, S-1 ile başlayan anahtarın üzerine sağ tuş -> izinler diyerek anahtara gerekli izinleri vererek işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Selamlar, Başarılar.

Hangi programlama dili nerede kullanılır? Yeni başlayanlara tavsiyeler nelerdir?

Merhabalar,

Uzun süredir yazmak istediğim bir makale vardı ama yoğun iş-güç, İstanbul ‘a tekrar taşınmam, olumlu/olumsuz önemli bazı sürprizler vs. derken bir türlü fırsat olmamıştı. Yakın zamanlarda bir arkadaşım için araştırırken bulduğum ve beğenerek okuduğum bir makaleyi sizlerle de paylaşmak istedim.

Bu makalenin içeriğinde neler var?Derseniz, popüler olan neredeyse tüm programlama dillerinin genel itibari ile kullanım alanları, amaçları ve olumlu olumsuz yanları açıkça belirtilmiştir. Kendilerine buradan teşekkür ediyorum.

 

Hangi programlama dili nerede kullanılır?

 

Yeni başlayanlara tavsiyeler nelerdir?

 

Herkese merhaba,

Üniversiteler dahil pek çok okulun tatile girmesiyle genç arkadaşların programlama ve yazılım geliştirmeyle ilgilenmeye başlayacağını düşündüm. Yeni başlayan arkadaşların kafasında da genelde benzer sorular var. “Hangi programlama dilini seçmeliyim?” ve “Programlamaya ilk adımı nasıl atmalıyım?“. Bu yazının yeni başlayan arkadaşlar için faydalı olacağını düşünüyorum. 

Yazılım geliştirme ne büyütülecek kadar zor ne de küçümsenecek kadar basit bir süreçtir. Süreç burada anahtar kelimedir çünkü hem yazılımlar hem de yazılım geliştirme ortamları sürekli bir gelişim içerisindedir. Bu yüzdendir ki, “artık biliyorum” dediğiniz ve ilerlemeyi bıraktığınız anda kendinize en büyük kötülüğü yapmış, yazılım geliştirme kariyerinize de noktayı koymuş olursunuz.

Gelelim ilk noktaya : Programlamaya nereden başlamalıyım? 

1 – İngilizcenizi geliştirin
E ama Türkçe de pek çok kaynak var” diyen arkadaşlar olacaktır. Haklılar. Güzel kaynaklar var. Ancak bu durumda teknolojiyi kullanan konumundan ileri gidilmiyor. Tamamen İngilizce yüklenin demiyorum. Ancak başlangıç seviyesinde zamanınızın %60kadarını İngilizce’ye ayırın. Bu gerçekten çok önemli, ileride hak vereceksiniz. Sıkılmayın, anlamasanız bile İngilizce kaynaklardan okumaya çalışın, kelime ezberleyin. Hem entellektüel anlamda hem de gelişiminiz açısından bu sizi bir üst seviye kişiliğe taşıyacaktır.

2 – Ne yapacağınıza karar verin
Unutmayın ki programlama dili bir amaç değil, araçtır. Önce öğreneyim, sonra yaparım düşüncesi sizi zaman kaybına uğratabilir.En iyi şeklinde adlandırılabilecek bir programlama dilinin olmadığını unutmayın. Her dilin iyi olduğu, kötü olduğu konular vardır. Peki, hangi amaç için hangi diller kullanılabilir? Birkaç güncel kullanım alanı :

  • Ben mobil uygulama geliştireceğim diyorsanız :
    • iOS –> Objective-C
    • Android –> Java
    • Windows Mobile –> .NET ile kullanılabilen bir dil (Visual C++, Visual C#, VB,F#…)
  • Masaüstü uygulama geliştireceğim diyorsanız :
    • Uygulamanız Windows üzerinde çalışacaksa
      • .NET kullanan dil (Visual C#, Visual F#, Visual C++, Visual Basic)[C# önerilir]
    • Uygulamanızın tüm ortamlarda çalışmasını istiyorsanız (Mac, Windows, Linux…)
      • Java (Önerilir)
      • Python
      • C++
  • Oyun geliştireceğim diyorsanız :
    • Lua (Önerilir)[Hem mesaüstü hem de mobil pek çok ortamda kullanılabiliyor.]
    • C# (Windows altında XNA Game Studio ile iyi işler çıkartılabiliyor.)
    • C (OpenGL gibi temel grafik kütüphaneleri ile uğraşacaksanız gerekli)
  • Elektronik cihazlara hükmedeceğim, donanımın derinliklerine ineceğim diyorsanız :
    • C
    • Assembly (Başlangıç için hiç gerek yok.)
  • Yapay zeka ile uğraşacağım, zeki sistemler yapacağım diyorsanız :
    • Haskell
    • Prolog
    • Scala
  • Benim işim web ve sunucular diyorsanız :
    • Front-end için : (Kullanıcı ile etkileşime giren kısım, görsel kısım da denilebilir)
      • HTML (Mutlaka!)(Programlama dili değil, işaretleme dilidir)
      • CSS (Mutlaka!)
      • JavaScript (İstemci taraflı programlamanın can alıcı noktasıdır.)
        • JS üzerinde ilerlendikten sonra CoffeeScript’e de bakılabilir.
    • Back-end için : (Sunucu tarafı)(Kırılma noktası)
      • Kolay öğrenip bir an önce başlamak mı istiyorsunuz?
        • PHP
        • ASP.NET + C#
      • Kolayca geliştirilebilir, kolay dağıtılabilir uygulamalar geliştirmek mi istiyorsunuz?
        • Ruby (Ruby on Rails isminde şahane bir framework var)
        • Python (Django framework’ü ile birlikte)
        • JavaScript (Günümüzün yükselen gözdesi : Node.js isimli web framework’ü var.)
        • Scala (Play! Framework ve Lift)
      • Taş gibi, sapasağlam uygulamalar istiyorsanız :
        • Java (JavaEE isimli kavram bu yüzden var.)
        • ASP.NET (Burada bulunması tartışılabilir.)
  • Hacker’lık benim geleceğim diyorsanız
    • Hepsini öğrenin.

Unuttuğum kısımlar olabilir. “Şunun için ne yapmalıyım” derseniz, güncellerim yeniden. Yukarıdakiler güncel kullanım alanlarına göre dillerin bir toplaması. Elbette tüm diller bu kadar değil. Kronolojik olarak listeye şuradan ulaşılabilir :http://en.wikipedia.org/wiki/Timeline_of_programming_languages 

—-

Dillerin (+) ve (-) özellikleri nelerdir?

Java
+ Tüm ortamlarda çalışabilir.
+ C’ye benzer söz dizimi vardır.
+ Stabil çalışır. 
+ Çok geniş bilgi birikimi, çok geniş kütüphanesi vardır.
– Bytecode’a derleme, makina koduna yorumlama yapılır. (JVM burada devreye giriyor). Bu yüzden C’ye göre yavaş çalışır.
– Çalıştırılacak bilgisayarda JRE kurulu olmalıdır.

PHP
+ Günümüzde halen en çok kullanılan web programlama dillerinden biridir.
+ Öğrenmesi diğer dillere göre kolaydır
+ Türkçe pek çok kaynak vardır.
+/- Veri tipleri dinamik olarak belirlenir. (Programlamayı kolaylaştırır ancak hata denetimini zorlaştırır ve performansı düşürür)
– Dilin kendi içerisinde tutarsızlıkları vardır. (metod isimleri, kurallar kesin değildir, pek standart yoktur. Bu da giriş seviyesi öğrenmeyi kolay, uzmanlaşmayı zor kılar.)

C#.Net
+ Windows masaüstü uygulama denince akla ilk gelendir.
+ Visual Studio gibi işleri çok kolaylaştıran bir IDE’ye sahiptir.
+ Oldukça tutarlı, oturmuş bir dildir. C’ye benzer söz dizimine sahip diller arasında yapısal olarak en gelişmişidir denebilir.(Evet, yapısal olarak Java’dan daha iyidir  )
+ Türkçe kaynak bulmak kolaydır.
– Microsoft’un tekelinde olan bir dildir.(Aslında tam değil de, .NET olmadan bir işe yaramaz  Ayrıca, Microsoft’un sahip oladığı ürünler ile beraber kullanımı sıkıntılar doğurabilir. )
– Windows olmadan bir işe yaramaz. 

JavaScript
*JavaScript(JS), Java ile aynı şey değildir! 
+ Pek çok alanda doğrudan kullanılır. Kullanım alanı sınırsızdır denilebilir.
+ Hem iteratif hem de fonksiyonel programlama dili özelliği gösterir.
+ Yavaştır denemez. Google V8 Engine ile çalışma hızı bambaşka bir boyuta taşınmıştır.
+/- Tüm olaylar dinamik olarak gerçekleşir. Derlenmez.
– Debug yapmak zordur (kısmen).

C/C++
+ Pek çok dilin atasıdır.
+ 70’li yıllarda ortaya çıkmasına rağmen halen güncellenmektedir (C++ için bahsedersek, ANSI-C aynı  )
+ Hızlı işlemler ve temel düzey görevler için biçilmiş kaftandır.
+ Donanıma en yakın dillerdendir. Doğrudan assembly olarak derlenir.
– Hata alınabilecek çok nokta vardır. Dil sizin için pek kontrol yapmaz. Küçücük hata çılgın sonuçlar doğurabilir.
– Debug yapmak oldukça zordur.
– Kullanımı zordur.

Python
+ Kullanımı kolay bir dildir.
+ Google tarafından çok sevilir.
– Türkçe kaynak bulmak çok kolay değildir.

Scala
+ Yükselişte olan yeni gözde dildir. 
+ Hem nesne yönelimli hem de fonksiyonel dil özelliği gösterir.
+ JVM üzerinde çalışır, Java’ya ait tüm kütüphaneler kullanılabilir.
– Türkçe kaynak bulmak çok zordur.

Lua
+ Hızlı çalışan, kullanımı kolay olan scripting dilidir.
+ Oyun dünyasında pek çok noktada kullanılır
– Türkçe kaynak az sayıdadır.

——
– Nereden öğrenebilirim?
Her dilin kendine ait kullanım kılavuzu sayfası vardır. Temel referans noktalarınız bunlar olabilir. Ancak bir şekilde kitap edinmeniz daha hızlı öğrenmenizi sağlayacaktır. Eğer İngilizce de olur diyorsanız O’Reilly’nin kitaplarını tavsiye ederim. Çoğu kitap malum ortamlarda bulunabiliyor.

Bunun yanında http://www.codecademy.com/ yeni başlayanlar için mükemmel bir kaynak. JS, Python, Ruby derslerine buradan bakabilirsiniz.

HTML/CSS için http://www.w3schools.com/ ‘u öneririm.

Ve elbette, yegane kaynağımız internet 

 

kaynak : http://www.technopat.net/forum/blogs/kerem-yasar/1136-hangi-programlama-dili-nerede-kullanilir-yeni-baslayanlara-tavsiyeler-nelerdir.html

kaynak: https://www.technopat.net/sosyal/blog-i%C3%A7erik/hangi-programlama-dili-nerede-kullan%C4%B1l%C4%B1r-yeni-ba%C5%9Flayanlara-tavsiyeler-nelerdir.699/