Rudyard Kipling Adam Olmak Şiiri – Bülent Ecevit

Rudyard Kipling Adam Olmak Şiiri

Birkaç gün önce minübüs durağında beklerken, bir yeni bildirim: bir e-posta geldi. Benim için pek kıymetli bir ağabeyimden. Bir heyecan.. bir merakla açtım hemen ve işte bu güzel şiir, Adam Olmak Şiiri.. Rudyard Kipling yazmış, rahmetli Bülent Ecevit (namıdiğer Karaoğlan) de tercüme etmiş. Bu arada bahsi geçmişken söylemekte fayda var; Bülent Ecevit ‘in şiire de büyük önem verdiğini ve çok güzel şiirleri olduğunu da paylaşmakta fayda var.

Gelelim o şiire;

 

ADAM OLMAK

Çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
Sen aklı başında kalabilirsen eğer
Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
Hem kendine güvenebilirsen eğer
Bekleyebilirsen usanmadan
Yalanla karşılık vermezsen yalana
Kendini evliya sanmadan
Kin tutmayabilirsen kin tutana
Düşlere kapılmadan düş kurabilir
Yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir
İkisine de vermeyebilirsen değer
Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
Kandırabilir diye safları dert edinmezsen
Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz
Koyulabilirsen işe yeniden
Döküp ortaya varını yoğunu
Bir yazı-turada yitirsen bile
Yitirdiklerini dolamaksızın dile
Baştan tutabilirsen yolunu
Yüreğine sinirine dayan diyecek
Direncinden başka şeyin kalmasa da
Herkesin bırakıp gittiği noktada
Sen dayanabilirsen tek
Herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
Unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
Dost da düşman da incitemezse seni
Ne küçümser ne de büyültürsen çevreni
Her saatin her dakkasına
Emeğini katarsan hakçasına
Her şeyiyle dünya önüne serilir
Üstelik oğlum adam oldun demektir

 

Rudyard Kipling
Çeviri Bülent Ecevit

 

 

English | The original poetry: Continue reading

Herkes İş Başına Şiiri Hüseyin HAYDAR – İş Düşüyor..

Herkes iş başına

Yere basan ayağa iş yoksa,
Kavrayan ele, konuşan dile,
Çaresiz babaya, çileli anaya iş yoksa,
İş yoksa nişanlıya, yeni evliye,
İş yoksa mavi tuluma, beyaz önlüğe…

İş düşüyor sıkılan dişe, düşünen başa,
Isırılan yumruğa iş düşüyor.

İşten atıldıysa Aydın’ın inciri,
Tosya’nın pirinci pazardan kovulduysa.
Pusuya düşürüldüyse Konya Ovası,
Yatağında öldürüldüyse Diyarbakır karpuzu,
Çürütüldüyse Tuz Gölünün tuzu…

İş düşüyor yurtsever hocaya,
Hekime, hakime, savcıya, sanatçıya iş düşüyor.

İş yoksa pancara, mısıra, fındığa,
İş yoksa hamsiye, palamuda, mezgide,
Tekirdağ’ın sarı kızına,
Rize’nin çay filizine iş yoksa…

İş düşüyor dokumacıya, doğramacıya,
Madenci ile makiniste iş düşüyor.

Amerikan sigarası patron olduysa,
İşten attıysa Samsun’u, Bafra’yı, Yenice’yi,
Başa geçtiyse Beşinci Kol Beyi,
Teslim ettiyse tarlayı, tapanı, kutsal bahçeyi…

İş düşüyor emekliye, şoföre, aşçıya
Yerdeki taşa, gökte uçan kuşa iş düşüyor.

Yoğurda, süte, nohuda…
Ovaların bereketine, toprağın kutlu etine
Geçirildiyse Fransız üniforması,
Çalıştırılıyorsa hepsi gavur hesabına.

İş düşüyor tornacıya, makineciye,
Ebeye gebeye, eczacıya iş düşüyor.

Atatürk Çiftliği’nin boynu vurulduysa,
Tuzak kurulduysa Ceylanpınar’a,
Domuzları tıka basa doyurup da
Aç bıraktılarsa tiftik keçisini.

İş düşüyor kazmaya, küreğe, tüfeğe,
İş düşüyor çarpan yüreğe…

Tıkadılarsa fabrika bacalarını,
Kestilerse çarşıların damarlarını,
Maltepe’de, Kocaeli’nde, Bursa’da,
Falakaya yatırdılarsa dokumayı, petrokimyayı,
Kırdılarsa sanayinin kollarını…

İş düşüyor mimara, mühendise,
Tüccara, yurtsever polise iş düşüyor.
İş düşüyor Ayşe’ye, Fatma’ya, Ali’ye, Veli’ye!
İş düşüyor ölüye diriye,

Haydi! Herkes işbaşına!

HÜSEYİN HAYDAR

 

Farkında mısın? Hikayenin başından sonuna doğru bakarsak ben haklıyım hikayenin sonundan başına doğru bakarsak sen haklısın

hikayenin başından sonuna doğru bakarsak
ben haklıyım

hikayenin sonundan başına doğru bakarsak
sen haklısın

ama birileri
hikayenin kalbinde duran insafla
ikimizin de yüzüne bakarsa
işte o an
aynı evi soyarken
yanlışlıkla birbirlerini bıçaklamış
iki hırsız kadar şaşkınız

farkında mısın?

Ece Temelkuran’ın Üniversite Konuşmasından Bir Kısım..

Ne zaman üniversitelere konuşma yapmaya gittiysem ya da ne zaman benden daha genç biri benim ondan daha fazla bir şey bildiğimi sanarak bana sorduysa “bu işin olurunu”, dedim ki: Üniversiteyi bitirince hemen çalışmaya başlama. Git, dolaş, ülkeler gez, aç kal, meteliğe kurşun at, ama ne yap et, koşturmaya başlamadan önce biraz amaçsız yürü. Maceraya çık, bedeli ne olursa olsun bunu yap. Çünkü Continue reading

Belki de her şey olması gerektiği gibidir

Görürsün, konuşursun, konuşamazsın bazen..

Çabalarsın, uzanamazsın, tutamazsın.

Özlersin sonra.

Sonra umutlanırsın, ardından yıkarsın umutları.

Sonra bir daha, sonra bir daha.

Bir belirsizlik kaplar içini sonra, bilemezsin.

Emin değilsindir, bir adım beklersin, bir ışık..

Bir adım beklersin hayattan, o da gelmez.

Susarsın..

Günlerce, aylarca susarsın. İçine akıtırsın hislerini.

Sonra bir gün pişman olursun beklemelerine, susmalarına..

Ya da olmazsın kim bilir..

..