MailSpring E-posta Gönderim Programı’ndan Daha Fazlası!

(Epeydir (on aydır) teknik bir paylaşım yapmamışım! 🙂

Sevgili arkadaşlar,

Birçok e-mail servisi ve programı mevcut ama bir tanesi var ki sizi sizden alabilir! 🙂 Özellikle e-mail gönderimi için ücretli/ücretsiz birçok servis ve araç var ve kurumsal ya da gündelik / kişisel çalışmalarımızda mail okundu bilgisi (mailtrack / mail izleme), mail zaman planlayıcısı, mail imza ekleme, gibi birçok özellikler mevcut. Servis sağlayıcınızından bağımsız olarak (Gmail, Yahoo, Yandex, iCloud, FastMail ya da özel mailler fark etmeksizin) bu özellikleri hatta çok daha fazlasını; özellikle de okundu bilgisini, gönderilecek maili geri almayı gerçekleştirebileceğimiz bir aracı, MailSpring‘i inceleyeceğiz. Türkçe dil desteği mevcuttur.

Mailspring’in desteklediği mailler:

  • Gmail or G Suite
  • Office 365
  • Yahoo
  • iCloud
  • FastMail
  • IMAP / SMTP (Others – adiniz@alanadi.com)

Mailspring’in kendine hayran bıracak bazı özellikleri:

Continue reading

Ahmet Arif – Anadolu Şiiri

Bir şiir daha size!
Gayrı şiir paklar bizi…
Ahmet Arif’in doğum günü anısına: eşsiz kaleminden, tüyleri ürperten bir şiir; Anadolu Şiiri:

ANADOLU

Beşikler vermişim Nuh’a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun?

Utanırım,
Utanırım fıkaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak…
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım…
Görüyor musun?

Continue reading

Nazım HİKMET – DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU Şiiri

Nazım Hikmet Ran - Akrep Gibisin Dünyanın En Tuhaf Mahluku Şiiri

 

Nazım HİKMET’in Akrep Gibisin Kardeşim ismiyle de bilinen bu şiirin adı, Dünyanın En Tuaf Mahluku’dur.

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.

Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.

Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

Yıl 1947..

 

 

Can YÜCEL – Her Şey Sende Gizli Şiiri

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

 

Can YÜCEL – Her Şey Sende Gizli Şiiri

 

Continue reading

William SHAKESPEARE 66. Sone / Sonnet Türkçe & English

William Shakespeare 66. SONE

William Shakespeare 66. Sone eserinin orjinalini ve Can YÜCEL’in Türkçe tercümesine geçmeden önce sonnet / sone nedir, kısaca bunu bir açıklayalım.

İngilizce bir kelime olan sonnet ‘in, dilimizdeki tercümesi  sone’dir ve sone, bir şiir türüne verilen addır. (İki dörtlü ve iki üçlü olmak üzere ondört dizeden oluşan Batıya ait bir şiir türüdür.)

 

William Shakespeare 66. SONE

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Continue reading

Kara Günlerden #2Temmuz !

2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Otel Katliamı - Olan Bitenler ve İşin Aslı

Kıymetli Dostlar,

Mümkün olduğunca bu gibi paylaşımlar yapmaktan uzak duran, bir kalıba sokulmak istemeyen ben, bugün bu duygu ve düşüncelerimi dile getireceğim ki bir nebze de olsa rahatlayayım. Sınıflarıyla, kalıplarıyla, dileyen dilediği gibi düşlesin..

 

Bazı acılar vardır ki bizzat yaşamasanız da canınızı yakar, hatta bazı acılar vardır ki düşüncesi bile çılgınlıktır. Mesela faili meçhule giden Gaffar Okkan ya da Uğur Mumcu gibi ? veyahut Güneydoğu ‘da şehit olan öğretmenlerimiz gibi ya da Akdeniz’de kıyıya vuran mülteci çocuk gibi ? trajikomedi bir şekilde, yeni musibet olan zehirlenmeler ve daha nicesi gibi! ? İşte bunlardan birisi de 2 Temmuz 1993’tür. Acının dili, dini, ırkı, mezhebi olmaz arkadaşlar. Acı, acıdır. Hepsi bu, eğer insansanız..

Continue reading