Aynalar Pazarı – Şükrü ERBAŞ

Şükrü Erbaş - Aynalar Pazarı

Yine bir güzel yazmış yakıştırmış…

Aynalar Pazarı – Şükrü Erbaş

Cehalet bitti şükür! Bilgiyle bilgisizlik arasındaki o anlamsız ayrım kalktı! Artık herkes her şeyi biliyor. Artık herkes kendini şehvetle seviyor. Kaldıysa bir huzursuzluk, o da bilmeyenlerin bilenleri küçümsemesinden başka bir şey değil! Herkes bilgi zehirlenmesinden ölecek! İki söz arasında kir-çapak, aksırık-tıksırık, toz-pas gibi sesler duyulsa da, herkesin siyasetten iklime, aşktan ölüme, hukuktan petrole, karıncalardan kutuplara… büyük düşünceleri var! Hatta şiir, müzik, resim… bilmek ne, hepsine kendi yüksek seviyelerinden sözler, sesler, renkler ekliyorlar. Öyle yüce gönüllü ki herkes, kimse dehasını esirgemiyor. Özel gazeteleri, televizyonları, sayfaları var! En az bir milyon fotoğrafını görmedikleri kimseyi önemsemiyorlar! Bazıları “bu bir pornografi” dese de, onlara göre bu içtenlik. Hatta eşitlik. Dürüstlük. Belki biraz yalnızlıktan söz edilebilir ama dünyanın kendilerinden yapıldığını hemen görüyorlar. Yedi milyar yalnızlık olur mu hiç?

Şükür cehalet bitti! Kimse okumuyor, herkes yazıyor. Kimse öğrenmiyor, herkes biliyor. Kimse susmuyor, herkes konuşuyor. Kimse çekilmiyor, herkes ortada. Kimse kederlenmiyor, herkes şenlik. Kimse yere bakmıyor, herkes gökyüzü. Kimse sevmiyor, herkes arzu ediyor. Kimse gözyaşı değil, herkes küfür. Kimse eşik değil, herkes ufukların ötesi. Kimse gölge değil, herkes ışık.

Tevazu bitti. İncelik bitti. Hatıra bitti. Gönül bitti. Şarkı bitti.

Bir aynalar pazarı ki, yaşıyoruz işte…

Şükrü ERBAŞ
2017 – Kuş Uçar Kanat Ağlar adlı kitabından…

Şeyh Edebâli’nin Osman Gazi’ye Nasihatı

Biraz da nasihat…

Aşağıdaki alıntı, Şeyh Edebâli’nin Osman Gazi’ye (I. Osman, Osman Gazi, Osman Bey ya da diğer adı ile Osman Han’a) olan nasihatidir.

Şeyh Edebâli’nin Osman Gazi’ye Nasihatı, ünlü Osmanlı tarihçisi Cenabi’nin “Cenabî Tarihi” adıyla da bilinen “el-Hâfilü’l-Vâsıt ve Aylemü’z-Zâhirü’l-Muhît” adlı Arapça eserinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlı bir nüshasında mevcuttur. Mustafa Cenabi, 1540-1590 yılları arsında yaşamıştır, ondan önce kimse Edebâli’nin böyle bir vasıyetinden söz etmemiştir.

Şeyh Edebâli, Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında yaşamış bir İslam ilahiyatçısı-din bilgini, Ahi şeyhi, Osman Gazi’nin kayınbabası ve hocası ayrıca Osmanlı Devleti’nin fikir babası olarak bilinir. Dedikten sonra gelelim nasihate:

 

Oğul;

“İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler. Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir. Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür. Hırsımız, bencilliğimiz…”

Continue reading

MailSpring E-posta Gönderim Programı’ndan Daha Fazlası!

(Epeydir (on aydır) teknik bir paylaşım yapmamışım! 🙂

Sevgili arkadaşlar,

Birçok e-mail servisi ve programı mevcut ama bir tanesi var ki sizi sizden alabilir! 🙂 Özellikle e-mail gönderimi için ücretli/ücretsiz birçok servis ve araç var ve kurumsal ya da gündelik / kişisel çalışmalarımızda mail okundu bilgisi (mailtrack / mail izleme), mail zaman planlayıcısı, mail imza ekleme, gibi birçok özellikler mevcut. Servis sağlayıcınızından bağımsız olarak (Gmail, Yahoo, Yandex, iCloud, FastMail ya da özel mailler fark etmeksizin) bu özellikleri hatta çok daha fazlasını; özellikle de okundu bilgisini, gönderilecek maili geri almayı gerçekleştirebileceğimiz bir aracı, MailSpring‘i inceleyeceğiz. Türkçe dil desteği mevcuttur.

Continue reading

Ahmet Arif – Anadolu Şiiri

Bir şiir daha size!
Gayrı şiir paklar bizi…
Ahmet Arif’in doğum günü anısına: eşsiz kaleminden, tüyleri ürperten bir şiir; Anadolu Şiiri:

ANADOLU

Beşikler vermişim Nuh’a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun?

Utanırım,
Utanırım fıkaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak…
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım…
Görüyor musun?

Continue reading

William SHAKESPEARE 66. Sone / Sonnet Türkçe & English

William Shakespeare 66. SONE

William Shakespeare 66. Sone eserinin orjinalini ve Can YÜCEL’in Türkçe tercümesine geçmeden önce sonnet / sone nedir, kısaca bunu bir açıklayalım.

İngilizce bir kelime olan sonnet ‘in, dilimizdeki tercümesi  sone’dir ve sone, bir şiir türüne verilen addır. (İki dörtlü ve iki üçlü olmak üzere ondört dizeden oluşan Batıya ait bir şiir türüdür.)

 

William Shakespeare 66. SONE

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Continue reading

Biraz #Esperanto ? :)

Merhabalar!

Biraz Esperato alır mısınız? 🙂

Esperanto” denilince ilk defa duyan kimilerine sanki bir yer adı gibi geliyor, (bende de böyle olmuştu:) kimilerine ise Italian bir kelime gibi gelirken, bir kısmına da Spanish bir kelime gibi gelen bu isim, aslında yapay ve global bir dilin adıdır. 1887 yılında, Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından üretilmiş olan bu yapay dilin amacı, farklı dilleri kullanan insanların iletişimini öğrenilmesi kolay olan bu dil ile kolaylaştırmaktır. Üstelik şu an dünya genelinde en çok tanınan ve kullanılan bir yapay dildir. Dünya genelinde ana dil olarak 2.000.000 ‘a yakın bir kullanıcısı olduğundan bahsediliyor.

Continue reading